Bilişsel Davranışçı Terapi Nedir?
Bilişsel davranışçı terapi (BDT), kişinin düşünce kalıplarının ve inançlarının, duygusal durumunu ve davranışlarını nasıl etkilediğini anlamak ve bu düşünce ve davranışları değiştirmeye yönelik bir terapi yöntemidir.
BDT, iki temel yaklaşımı birleştirir: bilişsel terapi ve davranışçı terapi. Bilişsel terapi, kişinin düşüncelerinin ve inançlarının hayatlarına nasıl yansıdığını keşfetmek için kullanılır. Davranışçı terapi ise, kişinin davranışlarını değiştirmek ve pozitif davranışları teşvik etmek için kullanılır.
BDT, genellikle belirli bir problemle başa çıkmak için kullanılır. Terapist, kişinin düşüncelerini ve inançlarını araştırır ve buna bağlı olarak kişinin duygusal durumunu ve davranışlarını değiştirmeye yönelik hedefler belirler. Bu hedefler, belirli bir zaman çerçevesi içinde ulaşılabilir olmalıdır.
BDT’nin ana hedefleri şunlardır:
1. Kişinin olumsuz düşüncelerini tanımlamak ve değiştirmek,
2. Olumsuz duyguları azaltmak ve kişinin olumlu duygularını artırmak,
3. Kişinin zararlı davranışlarını değiştirmek ve olumlu davranışları teşvik etmek,
4. Kişinin gelecekte benzer problemlerle nasıl başa çıkabileceğini öğrenmesine yardımcı olmak.
BDT, depresyon, anksiyete bozukluğu, obsesif-kompulsif bozukluk, panik atak, sosyal anksiyete, fobiler ve post-travmatik stres bozukluğu gibi birçok psikolojik rahatsızlık için kullanılmaktadır. BDT, bireysel terapi, grup terapisi ve çift terapisi gibi farklı terapi türlerinde uygulanabilir.
Bilişsel Davranışçı Terapi Nasıl Fayda Sağlar?
BDT bilişsel modele dayanır. Bu modele göre, yaşadığımız olaydan veya içinde bulunduğumuz durumdan çok, bizim bu olay veya durumu nasıl algıladığımız, yorumladığımız önem taşır. Aynı olay ve durum herkes için aynı duygusal tepkileri ve davranışları meydana getirmez. Örneğin, herkesin rahatça dolaştığı ve alışveriş yaptığı kalabalık bir alışveriş merkezinde bir anda korkuya kapılan ve bir an önce oradan çıkmaya çalışan agorafobik bir kişiyi düşünelim. Aynı alışveriş merkezindeki diğer insanlar rahatça zaman geçirebilmesine rağmen neden bu kişi yoğun kaygı, korku yaşıyor ve kaçma davranışı sergiliyor? Bu durum, korkan ve kaygılanan kişinin yaşadığı olayı, durumu nasıl yorumladığının önemli olduğunu göstermektedir. Kişinin korktuğu ve kaygılandığı durumda zihninden geçen otomatik düşüncelere baktığımızda ‘Ya birden kötü olursam’ ya da ‘Ya şu anda bir sıkıntı gelirse ve dışarı çıkamazsam’ gibi düşünceler geçtiğini görürüz. Bu kişi böyle bir ortamda bulunmayı tehlikeli olarak yorumladığı (düşünce) için yoğun kaygı (duygu) yaşar ve ortamdan uzaklaşmaya çalışır (davranış).
Bilişsel davranışçı terapilerin etkinliğine ilişkin bilişsel davranışçı terapilerin anksiyete bozuklukları üzerindeki etkinliği yazımızı okuyabilirsiniz.
Terapi Süreci
Yukarıdaki örnekte görüldüğü gibi, düşüncelerimiz duygularımız ve davranışlarımız arasında karşılıklı ilişki vardır. Psikolojik sorunların temelinde gerçekçi değerlendirmeler yapmamızı engelleyen çarpıtılmış, hatalı düşünceler önemli bir sürdürücü etkendir. İşlevsiz, çarpıtılmış, gerçek dışı düşüncelerimiz duygu durumumuzu ve davranışlarımızı etkiler ve psikolojik sorunların devam etmesine neden olur. Bu noktadan hareketle, düşüncelerimizdeki değişimler duygularımızı ve davranışlarımızı değiştirmede önemli bir role sahiptir. Tedavi sürecinde, sorunlu, gerçek dışı ve işlevsiz düşünceleri tespit etmek ve bu düşünceleri değiştirerek olumsuz duyguların şiddetini azaltmak ve davranış değişikliği sağlamak amaçlanır.
Bilişsel Davranışçı Terapinin Etkinliğine İlişkin Çalışmalar
Bilişsel davranışçı terapi (BDT) üzerine yapılan birçok araştırma, bu terapinin etkinliği hakkında kanıtlar sunmaktadır. İşte BDT’nin etkinliği hakkında bazı örnekler:
1. Depresyon: BDT, depresyon tedavisinde etkili bir terapi yöntemidir. Yapılan bir meta-analiz çalışmasında, BDT’nin antidepresan ilaçlardan sonra en etkili depresyon tedavisi olduğu bulunmuştur. Ayrıca, BDT’nin diğer terapi yöntemlerine kıyasla daha uzun süreli sonuçlar verdiği de gösterilmiştir.
2. Anksiyete bozuklukları: BDT, anksiyete bozukluklarının tedavisinde de etkilidir. Örneğin, bir meta-analiz çalışmasında, BDT’nin panik bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğu ve genel anksiyete bozukluğu gibi farklı anksiyete bozuklukları için etkili bir terapi yöntemi olduğu bulunmuştur.
3. Obsesif-kompulsif bozukluk: BDT, obsesif-kompulsif bozukluğu olan kişiler için etkili bir tedavi yöntemidir. Yapılan bir meta-analiz çalışmasında, BDT’nin obsesif-kompulsif bozukluğu olan kişilerde semptomları azaltmada etkili olduğu bulunmuştur.
4. Fobiler: BDT, fobilerin tedavisinde de etkili bir yöntemdir. Örneğin, uçak fobisi olan kişiler için yapılan bir çalışmada, BDT’nin fobi semptomlarını azaltmada ve uçakta seyahat etme isteğini artırmada etkili olduğu bulunmuştur.
5. Şizofreni: BDT, şizofreni gibi psikotik bozukluklarda da etkili bir terapi yöntemidir. Yapılan bir meta-analiz çalışmasında, BDT’nin şizofreni semptomlarını azaltmada ve sosyal işlevselliği artırmada etkili olduğu bulunmuştur.
Bu araştırmalar, BDT’nin farklı psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde etkili bir yöntem olduğunu göstermektedir. Ancak, her terapi yöntemi gibi, BDT’nin de herkese aynı derecede etkili olmayabileceği ve kişinin özel durumuna göre ayarlanması gerektiği unutulmamalıdır.
Bilişsel davranışçı terapiye başlamak için İzmir’de deneyimli psikologlarımızı inceleyebilir veya uzaktan psikolojik destek için online online psikolojik danışmanlık hizmetimizle ilgili bilgi alabilirsiniz.
İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız: