Bulimiya Nervoza Nedir?

Bulimiya Nervoza, kısaca bulimiya, tıkanırcasına yeme dönemleri ve sonrasında kilo almayı engellemek amacıyla uygun olmayan telafi davranışları ile kendini gösteren önemli bir yeme bozukluğudur. Tıkanırcasına yemek, açlık hissi duymuyorken, aşırı miktarda yiyeceği rahatsızlık verecek düzeyde çok hızlı bir şekilde tüketmeyi içerir. Bu dönem sırasında, kişi ne yediği ve ne kadar yediği konusunda kontrol duygusuna sahip olmadığını belirtir. Bulimiya hastaları bu yeme ataklarından sonra kusma, laksatif kullanımı, aşırı egzersiz gibi davranışlarla aşırı yemek yemeyi telafi etmeye çalışırlar.

Yeme bozukluklarının kadınlarda erkeklere oranla daha sık olduğu görülmektedir. Türkiye’de yürütülen çalışmada bulumiyanın görülme sıklığının %2,5 olduğu bulunmuştur. Bulimiyanın başlama yaşının daha çok ergenlik sonrası genç yetişkinlik dönemleri olduğu görülmektedir.

Bulimiya hastaları vücut ağırlığı ve şekline yönelik olumsuz ve işlevsiz inançlara sahip olabilirler. Bu kişiler vücut ağırlıklarına ve beden şekillerine aşırı önem verir ve kendilerini olduklarından daha kilolu görebilirler. Ağırlık ve şekille ilişkili olarak gerçek dışı düşüncelere sahip oldukları için aşırı rejim ve katı diyet uygulayabilirler. 

Katı diyetler bu kişer için telaji stratejisi olabilmektedir. Altta yatan işlevsiz inançlar değerlendirildiğinde, diyet yapmanın diğerleri tarafından kabul göreceğini sağlayacağına yönelik inançlar görülebilmektedir. Örneğin “Eğer kilo verirsem insanlar beni daha çok sever.” Ya da “Eğer kilo verirsem bu benim başarılı olduğumu gösterir.” gibi kabul edilebilir biri olacaklarına yönelik işlevsiz inançlar görülebilmektedir.

Bulimiyanın gelişmesinde genetik faktörler, erken olumsuz yaşam deneyimleri, olumsuz benlik inançları, aile üyelerinin baskısı, aşırı katı beslenme kuralları gibi bir çok faktör rol oynayabilir. Bulimiyayı sürdüren mekanizmalara bakıldığında ise, mükemmelliyetçi mizac, düşük benlik saygısı, yoğun duygu durum değişikliklerinde başa çıkmada zorluk ve kişilerarası yaşanan sorunlar görülmektedir.

Bulumiyanın tedavisinde tıkanırcasına yeme ve uygunsuz telafi davranışlarının değiştirilmesinde bilişsel-davranışçı terapinin etkili olduğu görülmektedir. Tedavide, yeme bozukluğuna yol açan uyumsuz düşünce ve inançların belirlenmesi ve değiştirilmesi amaçlanır.